Pastel boya, pigmentlerin çok az bağlayıcı ile bir araya getirilmesiyle elde edilen, kuru boya türlerinden biridir. Yumuşak dokusu, canlı renkleri ve kadifemsi yüzeyi sayesinde özellikle portre, figür ve manzara çalışmalarında tercih edilir. Pastel boya; yumuşak pastel, sert pastel ve yağlı pastel olmak üzere farklı türlere ayrılır.

Pastel boyanın tarihi 15. yüzyıla kadar uzanır. İlk örnekleri Rönesans döneminde görülmüş, özellikle Leonardo da Vinci tarafından çizim ve eskizlerde kullanıldığı bilinmektedir. Ancak pastel boya, gerçek anlamda bir sanat tekniği olarak 16. yüzyılın sonlarında Fransa’da gelişmeye başlamıştır.
O dönemde pastel, çizim ile resim arasında bir köprü olarak görülmüş; taşınabilir olması ve hızlı uygulanabilmesi sayesinde sanatçılar arasında yaygınlaşmıştır.
Pastel boyanın altın çağı 17. ve 18. yüzyıllardır. Özellikle Fransız ve İtalyan portre sanatçıları, pastel boyayı yoğun şekilde kullanmıştır. Bu dönemde pastel, aristokrasi ve saray portrelerinde vazgeçilmez bir teknik hâline gelmiştir.
Öne çıkan sanatçılar:
Pastel boya, bu dönemde yağlı boyaya alternatif olarak görülmüş; daha hızlı kuruması ve yumuşak geçişler sağlaması nedeniyle tercih edilmiştir.
Bu dönemin en önemli ismi:
Degas sayesinde pastel boya, sadece portre değil; hareket, dinamizm ve modern yaşamın anlatımında da güçlü bir araç hâline gelmiştir.
Günümüzde pastel boya:
alanlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Bu özellikler pastel boyayı özellikle duygusal ve gerçekçi portre çalışmaları için ideal kılar.
Pastel boya, yüzyıllardır sanatçıların duygularını en saf hâliyle aktardığı tekniklerden biridir. Rönesans’tan günümüze uzanan bu yolculukta pastel, hem geleneksel hem de modern sanatın vazgeçilmez bir parçası olmayı başarmıştır.
Eğer pastel boya ile çalışıyorsanız, aslında yüzlerce yıllık bir sanat geleneğini bugüne taşıyorsunuz.