Yağlı boya sanatında yüzey etkisini en güçlü biçimde hissettiren tekniklerden biri impasto tekniğidir. Impasto, boyanın kalın katmanlar halinde tuval yüzeyine uygulanmasıyla oluşan dokulu bir boyama yöntemidir. Bu teknikte boya yalnızca renk değil, aynı zamanda fiziksel bir hacim unsurudur.
Kelime kökeni İtalyanca “hamur” anlamına gelen impastodan gelir. Gerçekten de boya, tuval üzerinde adeta kabartma gibi yükselir ve üç boyutlu bir etki yaratır.
Impasto tekniğinde boya:
Bu uygulama sonucunda yüzeyde gözle görülür ve dokunulabilir bir kabartı oluşur. Işık, bu yükseltilmiş boya yüzeyine çarptığında doğal gölgeler üretir ve tabloya dramatik bir derinlik kazandırır.

Impasto yalnızca teknik bir tercih değildir; aynı zamanda duygusal bir ifadedir. Kalın fırça darbeleri:
Özellikle modern ve ekspresif çalışmalarda impasto, sanatçının izleyiciyle doğrudan temas kurmasını sağlar.
Yağlı boya portre çalışmalarında impasto genellikle belirli bölgelerde vurgu amacıyla kullanılır:
Özellikle evcil hayvan portrelerinde, tüy dokusunu güçlendirmek ve ışık alan bölgeleri öne çıkarmak için impasto etkili bir yöntemdir. Köpek veya kedinin karakterini vurgulamak için bazı alanlarda kalın boya kullanımı tabloya hareket katar.

Impasto ve glaze teknikleri birbirine zıt gibi görünür:
Profesyonel yağlı boya sanatında bu iki teknik çoğu zaman birlikte kullanılır. İnce glaze katmanlarıyla oluşturulan atmosfer, impasto ile yapılan vurgu alanlarıyla dengelenir.
Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, boyanın kuruma süresidir. Kalın katmanlar daha uzun sürede kurur ve teknik bilgi gerektirir.
Impasto tekniği, sıradan bir yağlı boya çalışmasını güçlü ve karakterli bir sanat eserine dönüştürür. Yüzeydeki her fırça izi, sanatçının hareketini ve enerjisini taşır.
Kişiye özel yağlı boya portre çalışmalarında kontrollü impasto kullanımı, eseri hem estetik hem de duygusal olarak daha etkileyici kılar. Çünkü bazen bir portrenin karakteri, en çok o kabaran boya katmanlarında saklıdır.